Haberler

Oyun Çocuğun Gıdasıdır

TDK oyunu; yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence olarak tanımlar. Çocuklar içinse oyun her şey demektir. Çocuklar oyun yolu ile iletişim kurar, öğrenir, deneyimler ve eğlenir. Ülke, gelenek, yaşam tarzı, ekonomik düzey fark etmeksizin en önemli ortak dil olan “oyun”un önemi yadsınamaz.

Çocuklar oyun yolu ile sosyalleşmeyi, günlük yaşam becerilerini geliştirmeyi, iletişimi öğrenir; hayal gücünü besler ve kendini ifade etmeyi öğrenir. Fiziksel açıdan bakıldığında oyun, çocukların kas gelişimine, hareketlilik ve esneklilik gelişimine, dayanıklılığına ve koordinasyon becerisine katkı sağlar. Sosyal duygusal açıdansa; çocuğun başkalarıyla iletişim kurmasına, oyun içinde kendi kurallarını kurup özgür dünyasını yaratmasına, grup olarak oynanıyorsa kurallara göre hareket etmesine, sabır ve ortak karar alma becerilerinin gelişmesine, kendine model aldığı kişilerin davranışlarını ve yaklaşımlarını deneyimlemesine katkı sağlar. Oyun sırasında çocuklar sınırsız hayal güçleri ile istedikleri karaktere bürünebilir ve insanların farklı kişilikleri, duyguları ve zevkleri olduğunu öğrenebilirler. Bu da başka insanlara karşı hoşgörü ve anlayış gibi duyguların pekişmesinde etkilidir. Oyun oynamak çocukların özellikle dil gelişimini destekler. Çocuklar oyun oynarken yeni kelimeler keşfederler ve o kelimeleri cümlelerde nasıl kullanmaları gerektiğini öğrenirler. Böylece, duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade ederek özgüvenlerini geliştirirler.

Onlarınlarına eşlik etmek ebeveynler ile çocuklar arasındaki iletişimi kuvvetlendirir, kendilerini değerli hissetmelerin, gelişim ve öğrenme süreçlerine dahil olmayı sağlar.

Günlük yoğunluk ve koşturmaca arasında oyuna zaman ayırmak çoğu ebeveyn için kolay olmayabilir. “Nasıl oynayacağımı bilmiyorum.” “Sanırım beceremiyorum.” “Çok yorgun oluyorum.” “Oyun oynarken sıkılıyorum.” gibi cümleler sizi engelliyor olabilir. Çocuğunuzla oyun oynama sürecinize destek olabilecek öneriler şunlardır:

  1. Oyun zamanında çocuğunuza odaklanın. Etrafta hem sizin hem de çocuğunuzun dikkatinizi bölebilecek unsurlar olmamasına özen gösterin. Televizyon kapalı olsun, elinizdeki cep telefonunu bir kenara koyun. “Şuan oğlumla/kızımla oyun oynuyorum. Bu işi sonra halletsek olur mu?” cümlesini çocuğunuzun yanında söylemeniz; ona saygı duyduğunuzu ve bu sürenin sizin için çok değerli olduğunu hissetmelerine sebep olacaktır.
  2. Oyunun süresinden çok, sizin o anda olmanız ve keyif aldığınızı çocuğunuzun hissetmesinin önemli olduğunu unutmayın. Düzenli olarak, günde yarım saat beraber oyun oynamak bile paha biçilmez bir paylaşım imkânı olacaktır.
  3. Çocuğunuzu, yaşına ve gelişimine uygun, hayal gücünü ve yaratıcılığını destekleyen oyun veya oyuncaklara yönlendirin. Ancak, sürekli kendi belirlediğiniz oyunlarla oynamaya zorlamayın, ilgisini ve isteklerini takip edin.
  4. Önüne aynı anda çeşit çeşit oyuncaklar koymak yerine, farklı oyuncakları farklı zamanlarda denemesine teşvik edin.
  5. Çocuklar tekrar ederek öğrenirler. Oyun oynarken devamlı aynı şeyleri yapmak isterse karşı çıkmayın.
  6. Yeni bir oyun veya oyuncakla oynarken, önce nasıl oynanacağını gösterin, sonrasında kendi başına denemesi için cesaretlendirin.
  7. Oyununu oynarken müdahale etmeyin. “Yanlış yaptın”, “Bu böyle oynanmaz” gibi cümlelerden kaçının. Bir şeyler öğretme derdine düşmeyin. Bırakın, hayal kursun, keşfetsin, yaratsın, sizinle bu anları keyifle paylaşsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.